Sonsuzluğa – 1 “Küçük Bir Şubat”

‘’Turuncu bir aldatmacanın beyaz yüzüne denk geldi aşk

Oysa ben eve geldiğimde bütün harfler dağılmıştı

Yapmacık bir çocuk yüzüydü kaldırımlar boş sokaklarda

Sonbahar kendine bir dublör aramaktaydı

O arada ben yazdım

Bana bakma Ben sana yazılmış küçük bir mektubum aslında.

Kelimelerden örülmüş sonbaharı olan küçük bir çocuğun içine

Umut olabilmek için..’

Bana bakma sakın!

Ben sana yazılmış küçük bir şiirim

Sana gelirken bütün harflerini kaybettim okyanusların

Sana gelirken umudu tükettim yollarda

Avusturalya’da aborjinlerle konuştum

Kaldırımlara varlığından bahsettim

Hindistan’da keşiş oldum biraz

Batıda derviş..

Oysa ben sana gelen küçücük bir şiirdim..

Sen şairlerin şiirlerinin öznesiydin

Ben olsam olsam bir sıfat olabilirdim som baharlara

Bu yüzden aramıza hep kelimeler karıştı!

Ama nolur korkma!

Ben sana gelen küçük bir umudum aslında

Turuncular giyeriz belki

Belki nisan giyeriz akşamüstleri

Belki saçma sapan bir resim oluruz

Fakir bir ressam oluruz belki

Bu Mavi gökyüzünde kanat çırpmak kadar özgür

Sözler kadar acemi

Yaşamak kadar güzel olmalı..

Ama nolur korkma!

Ben sana gelen küçük kelimelerim aslında

Kurak toprakların bitki örtüsüyüm

Sulansam belki Belgrad olurum

Bir anka olurum belki küçük avuçlarına

Biraz sarhoş olurum parmak uçlarına

Hayır hayır!

Sakın korkma…!

Ben sana gelen küçük dakikalarım aslında

Gün gelir aynı kadehte eksiliriz biraz

Gün gelir anı oluruz biraz biraz

Ama Zaten ben sana geldiğimde bütün anılar çoktan dağılmıştı..

Aylardan Cuma

Günlerden küçücük bir şubatı..


2014