Sonsuzluğa – 4 “Yağmurun Ağrılığı”

“Bulutlardan düştüğü zaman başlar yağmurun ayrılığı

Çok ıslandım;

Göster bana maviyi..”

_______________________

Bir yol bulup omuzlarından öpüyorum şehrin

Gece karanlığının aynası sana bakıyor

Ben suya

Mavi iyidir

İyidir mavi

Ve saçlarındayken öpüyorum maviyi..

Sonra Saçlarından yıldızları toparlıyorum, sokak lambalarından

Yalnızlık bir kere daha yürürlüğe giriyor

Her yer şehir kokuyor

Sen gidiyorsun

Bunalıyorum

Şehirler şiir kokuyor

Özlüyorum…

Sonra

Duruyorum biraz

Bir fısıltı arşınlıyor sabahı

İncecik 70’liklerin içinden

“Aşk gayrimeşrudur

Sarılabilirsek parmak uçlarımızla birbirimize

Meşrulaşır biraz da aşk”

Ve sonunda

Geri dönemeyeceğimiz yerlerden seviyorum seni..

Sonra;

Suya değerken her ikimiz de çamur oluyoruz biraz

Ve yok oluyoruz biraz yanılgılarımızda

Sararmış yapraklardan doğuyoruz biraz

Sapsarı yapraklarda yorgunuz da

Çünkü Âdem’le Havva gibi günahlarımızdan tutuyoruz hayatı

Yüzümüzde tüketilmiş bir coğrafyanın nefesi

Sanki ellerini tutsam bütün dünya turuncu olacak

Çünkü Baksam yüzüne belki maviliği arşınlayacak kuşlar

Sahi bakabilir miyiz gözlerimize ve birbirimize

İkimizde ölmeden önce nedensiz?

Nasıl olsa çamuruz

Savruluruz rüzgârda

Güneşin parmak uçlarında sabahlarız tek heceyle

Turuncular misali

Zaman imkânsızlığımız olur

Alır bizi

Bu yüzden

Hep turuncularla sev beni..


2014