Gidip gidilemeyen
Yağmurdan şiirden ve
Kirden arınmış bir sonbahar klasiğiydi bu
Gerisingeriye batarken güneş
Dağlarda adın gibi titrerdi
‘
Sen;
Gözlerinde sabahladığım kadın
Gölgeler geçiyor ayaklarının altından
Yüzler karanlık
Her ne kadar hissedemesek de gökyüzündeki maviyi
Sesinin buğusu geceyi titretirdi
Ve sen
Geceye ne kadar yakınlaşırsan
Melekler o kadar gülümserdi sana
Çünkü
Herkesin bir meleği olmalı yağmuru hissedebilmek için
Şarkılara dokunabilmek için
Bir sonbaharı olmalı
‘
Ve
Ellerin;
Zamansızlığın ardındaki esrardır
İstersen dokunabilirsin sonbahara
Ve
Sonsuzluğa uğurlarsın bazı geceleri
Suskunluk gecelerin içindeki bir sırdır artık
Dinle onunu
Ve
Ağlama;
Tren istasyonunda taşıyamadığın yalnızlığı
Sesinle ört bu gece
Sen;
Sesine şiir karışan kadınsın
Her nasılsa göreceksin maviyi
Ve
Dök maviyi artık avuç içlerinden yüreğine doğru
Nasıl olsa bir gün bir ilkbahar tadacaksın
‘
Bak
Şimdi nasıl da vuruyor hüzün yüreğimize
Düşlerdeki ezgiler kadar yarımız
Yapayalnız ve giderek solmaktayız
Sen yine bir şarkı söyle ki
Kırılmasın sonbahar en pastoral yerlerinden
Giderek bölelim geceyi ki
Ağlamasın yağmurlar
‘
Bugün
Sesinden geliyorum
Sahil boyu kainatı seyrederek
Bu yüzden biraz biraz şiire benziyorum
Biraz da geceye ve sana
Gel
Her nasılsa unuturuz bir gece yıldızları
Ve sarılırız gecelere
Zaten
Ben hep gecelerin ağaç gölgelerindeki
Durgun suda beklerdim seni
Çünkü sen
Şiire bir güneş gibi çöken güzel bir yazdın..
Adın olmadan gittiğim coğrafyam olmadı benim hiç
Ve
Sevildikçe Anadolu’nun ücra köşelerinden bir yağmur damlası
Tutuldukça bir ömür boyu kayıp kelimelere
Daha çok şiire benzerdin
Adın şiir kokardı
Sen bilmezdin..
‘
Çünkü
Ellerindendir gökyüzünün bu kadar mavi oluşu
Ve mavi
Sonsuzluk hecesidir sürgününde minvalinin
Sessizce ufka uzanır ellerin
Mütemadiyen güldüğünde sen
Ve
Sesin
Önüme bir çığ gibi düşen nisan
Ömrüme kurulan bir yel değirmeni
Ne zaman işitsem sesini
Hep sonbahar olur mevsim..
‘
Düşerken bir yağmur damlası en Sevilen yerlerden…
2014