bir cinnet eşiğinde kadehler şişeler şimdi
gökyüzü kadar mavi bir yalnızlığa çalıyor ilk bahar
en sıcak ülkelerden geliyorum
kelimelerimi kaybettim
mağrur bir sıfatla geliyorum sana kelimelerin kifayetini yitirdiği yerden
vakit çok kısa
rüzgar her zamankinden uzun ıslıkları besliyor
bir maganda kurşunu yalnızlığımız
toprak kokuyor
kırmızı şarap kokuyor ay
ne kadar da güzel gülüyor öyle
‘
nedensizliğin sırlara gömülmüş esrarı bu şiir
şehir kokan yerlerden
proleter bir sevginin güneşi
gökyüzü kadar mavi şimdi kadehler
kuşlar hala üzerimizde uçuyor
yağmur damlaları hep yalnız
ve yalnız konuşuyorlar geceleri
‘
bir harfine istanbullar kuşlar ağlar senin..
‘
şimdi umulmadık bir zamanda
eski bir masaldan
büyük bir sırla geleceğim sana
‘
bekle beni..
2014